Resmen 3 gündür kaytarmışım buralardan. Gelip çemkiren de olmamış zira onlarda da bir kaytarma hali var bu aralar. Yağmurların yavaştan üstümüze çökmesiyle bence hepimize genel bir kal çöreklendi.
Kış geldi. Bir türlü kabullenmek istemiyorum. Birkaç hafta öncesine kadar sanki bu sene erken üşümeye başlamışım ve bütün kış donacakmışım, sürekli hasta dolaşacakmışım gibi geliyordu. Normalde çok üşüyen bir tip değilim. Genellikle insanların mutlu mesut oturduğu sıcaklıklarda darlanıp "şurdan azcık pencere mi açsak yea" diyen uyuzum. :) Hani şu yazın da bir türlü klimayı kapattırmayan manyak var ya, hah işte o, benim!
Sonra o üşüme halini atlattım. Bazı günler Kasım'da değilmişiz gibi üstüme mont almadan çıkmayı uygun buldum. Her mevsim geçişinde aynı teraneden bıkmıyorum. İflah olmaz bir "biz bu havada ne giyiyorduk"çuyum! Her ayın belli günleri, hava derecesini de barındıran fotoğraflar çekip bir kenarda tutayım diyorum. Mesela yarın 21 derece... Tshirt üstüne gömlek giyip, montu sırt çantasının bir kolundan sarkıtarak bütün gün giymediğim halde yanımda taşıma havası olduğunu tahmin ediyorum. Neyse ki şuan sabahın erken saatinde çıkıp akşam döndüğüm bir hayat diliminde değilim. O çok çok daha acıklı. Boyun ve sırt ağrısının taşımacılıktan zirve yaptığı lanet bir dilim.
Yazın güneşin alnında yürümek de pek kolay değil ama kışın getirdiği bu hamallık haline tercih ediyorum. Benim gibi araç kullanamayan ve çoğu yeri yürünür mesafede bulan biriyseniz tam bir işkence... Özellikle tatillerde tam olarak aşağıdaki o bahsi geçen arkadaş olduğumdan yaz ve bahar gezmeleri bana daha uygun.
Zaten görseli de bu yaz Barcelona-Marseille tatiline beraber çıktığımız arkadaşım gönderdi. Onun da benden kalır yanı olmadığı için üç kilo vererek dönmemizi sağlayan adım sayılarımız şu şekilde olmuş;
Yaklaşık 8-9 gün süren tatilden yeme içmeden ödün vermediğimiz halde kilo vererek dönmemiz ve işsizliğin başlangıcının birleşimi beni sabah 07:30'da kalkıp yürüyüşe çıkmak için yüreklendirdi. Gerçekten de bir aydan fazlaca süre aksatmadan uyandım ve yürüdüm, hatta bazı günler yüzdüm de. (Eylül'dü, Çeşmealtı'ydı ve iyi ki o zaman bu challange yoktu zira çok pis manzaralarla çalışma günlerinizi zehir ederdim, nihoha!) Herkese de "aman yarabbim süper uyanıyorum, hava cillop, emekli arkadaşlarımla selamlaşarak yürüyorum" diye anlatırken halihazırda 4-5 aydır ağrıyan sağ ayak alarm vermeye başladı. Bir takım kan testleri, röntgen ve MR neticesinde taban çökmesi ve kemik iliği iltihabı olduğu belirtildi. Fazlaca zorlandığı taktirde stres kırığı denen bir nane oluyormuş. Milletin Kartalkayalarda snowboard yaparken kırdığı ayağı benim tabii ki böyle gerzekçe kırmam gerekirdi ama kıyamadım, zorlamadım. :/
Ayağımın altına bir zımbırtı almam önerildi. Deneye yanıla bana iyi geleni bulduk. Zorlamaya zorlamaya hımbıllaşmıştım ki bildiğiniz üzere en sonunda kendimi spora iteledim. Yarın bir hafta olacak. 7 günde 5 defa gitmişim. Bana göre iyi bir rakam. (Arka sokağımızda olmasa versiyonunu düşünmek istemiyorum!) Zımbırtı olduğu halde çok yürüdüğüm ya da çık-in yaptığım günler bir sızlama oluyor. Sporu da buna göre yapmaya çalışıyorum.
Hayır, değişik ayakkabılar giymiyorum. Babet zaten giyemediğim bir ayakkabı çeşidi ve topuklu benim için sadece iş görüşmesi ve belki düğünde giyilen bir şey. Tatile çıkmadan önce malımı (evet, ben) bildiğim için en sonunda bir Skechers almıştım. Ossdört senedir kendim için yaptığım en iyi şeyler sıralamasında meğer sinsice ilk üçe girmiş. :) Doktorlar "onlardan başka bir şey giyme sakın" dedikleri için kokarca gibi dolaşıyorum. Verilen komutları alabilen biriyim!
:P
***Yok arkadaş zinhar bağlayamıyorum... Yani demem o ki...
:))
Hihihi kokarca gibi gezmek zorunda da olsak sağlık her şeyin başı, komutları almaya devam. Sana çokça selam. Sevgiler.
YanıtlaSilkokuyu başkalarının problemi olarak bir kenara bırakıyorum :)) ayakkap üstünde bir takım lekeler yapmışım :/ sabunlu bezle mi çıkacak onlar? hayat kurtarıcısı kolonyalı mendil olmadı.
SilSabunlu bez de olabilir, bugünlerde herkesten Aspirin diye birşey duyuyorum. Onu da bir deneyebilirsin sanırım.
SilSkechers (yanlış yazarım diye copy paste yaptım) bu dünyada benim de başıma-pardon ayağıma-gelen en bi şahane şey. O olmasa Niğdeli deyimiyle nööörürdüm ben? Şıkırdım enterilerimin altıma bile giyip lömbür lök yürüyorum. Zaten diz kaymış, ayak bilmemnesi çökmüş kendimi stilettolu hayal bile edemiyorum. Hem ikisi de S ile başlıyor, geri kalan 6-7 harfin ne önemi var, di mi?
YanıtlaSilO yazdığın mesafelere içim gitti, nasıl yürümek isterdim ama bu yaz dizim beni tuş etti. Şimdi 20 dakika yürüyebilirsem kendimi şanslı sayıyorum. Yakında hareketsizlikte iyice dombalak olacam. O yüzden dün itibarıyla diyete girdim, kayıtlara geçsin.
ilk denediğimde çıkarıp kendi ayakkaplarımı giyince tahtanın üstüne basıyormuşum gibi geldi. O pabuçları da 6-7 senedir giyiyordum üstelik. İnsan evladı rahata alışmaya görsün valla dama atıveriyormuş. :)
Siliş görüşmesi çıkarsa ceket pantolonun altına ayağımı bandajlayıp kahramanımı giyerim diye düşünüyorum. bi iki sekersem bence kusura bakmayınla falan kurtarırım gibi geliyor. hep küçük hesapların peşindeyim.
Ooo diyet, ara ara kontrol ederiz ama! (:
21 derece tişört üstüne hırka havası da olabilir, hırkayı çantadan sarkıtmak daha kolay olabilir hem.
YanıtlaSilOhha adım sayıları! Şu hayatta en çok hayalini kurduğum şeylerden biri yediğim halde kilo almamak, keşke hep Barselonalarda filan yürüsek. Gerçi emin değilim seninle yürümek istediğimden, az olaylı insan değilsin çünkü.
Ay madem doktorlar öyle dedi, sakın çıkarma o ayakkabıları ayağından. Geçmiş olsun, resmen emekli hayatı seni sakatladı abav o.O
iki arabalı saldırıyı arkamda bırakarak gezmemişim gibi "benim ne olayım var yea" diye düşündüm şöyle birkaç dakka... o günden beri de bir yere gidemedim ki test edeyim. :P bence hakkımız yendi o konuda.
Silbir bot kadar olmasa da hırka da üstümde kanayan bir yaradır. yazma listesine ekleyeyim.
emeklilik fücuduma, çalışmak ruhuma yaramıyor. ben napıcam bilemiyorum Altan!
Aaa yooo değildir kanayan yara filan. Kişi başı bir kanayan yara tayin edebiliyoruz. Sizde bot yazıyor hanfendi, hırka yok burada. SIRADAKİ DERTLİYİ ALAYIM! BUYRUN?
SilSonbahar bize uğramadı henüz yazı yaşıyor gibiyiz ama gece uyurken açık pencereden bir esinti uğruyor, üzerine pike alası geliyor insanın.
YanıtlaSilşuan alt dudağım titriyor!
Sil:)
Aa geçmiş olsun. Niye hep böyle ya? Tam yürümeye, koşmaya, spora vs. alışırsın illa bir arıza çıkar, mecbur ara vermek zorunda kalırsın.
YanıtlaSilTeşekkür ederim.
SilBünye hareket etmeyi kabul etmiyor olabilir :)) yemeyi kabul ediyor sürekli, öyle nankör! :P