"Karayipler'deki Batı Hint Adaları'ndan Saint Croix açıklarında 1978 yılında denize bırakılan bir şişe postası, bundan beş yıl önce Hırvatistan'ın Korcula Adası kıyılarında bulundu. Bu haberi ilginç kılan kısım ise gönderen ve alıcının Danimarkalı aynı kişi olması ve şişeyi bulanın da aynı ulustan olması. Kim Kragh Staerke, 1978 yılında 8 yaşında Danimarkalı bir çocuk. Yük gemisi kaptanı olan babasının daveti üzerine yaz tatilinde onunla sefere çıkar ve yolları Batı Hint adaları'na düşer. Kim Kragh Staerke, gemide canının sıkıldığı bir gün üzerinde kendi adresi yazılı olan bir mektup hazırlar ve bir şişeye koyar. Gemide görevli tayfaların da yardımıyla şişenin ağzını iyice kapattıktan sonra Saint Croix Adası açıklarında şişeyi denize fırlatır. 30 yıl içinde Atlas Okyanusu'nu aşan ve Cebelitarık Boğazı'ndan geçen şişe içindeki postayla birlikte bundan beş yıl önce Hırvatistan'ın Korcula Adası açıklarında yine Danimarkalı Martin Marcic adında bir çocuk tarafından bulunur. 5 yıl boyunca şişedeki mektubun alıcısını arayan Marcic'in ailesi sonuç alamayınca, Hırvatistan'ın Kopenhag'daki turizm enformasyon bürosu devreye girer. Danimarka gazetelerine ilan verilir ve geçen hafta sonunda şişe postasının alıcısı ve aynı zamanda göndericisi olan Kim ortaya çıkar."
Bunun üzerine susayım, olduğu gibi kalsın istiyor göynümün bir yanı ve lakin diğer yanı... Parmaklarıma engel olamıyorum a dostlar! :) Benim posta yoluyla gönderdiğim kartların/mektupların kaybolduğuna mı yanayım... Canı sıkılan çocuk veya şişeyi bulan çocuk Türk olsaydı diye düşündükçe aklıma gelen türlü trajikomik duruma mı yanayım... Yoksa herhangi bir turizm enformasyon bürosuna böyle bir konuyla gidersem alacağım cevaba mı yanayım? Hadi söyleyin! :)
Biz ki, gelenek ve göreneklerine bağlılığımızla övünen milletiz... Acaba neyin kıymetini ne kadar biliyoruz? Bu bloga sahip oluşuma sevinme nedenlerimden biri tam da bu konu. İnsanlara dair umudumu yitirmeye yaklaştığım her seferinde; biri aniden bir kart/kitap yolluyor, diğeri benim bile ne yolla söylediğimi hatırlamamama rağmen doğum günümü kutluyor, öbürü beyazın üstüne çizdiğim kırmızı çizgili taşı bağrına basıp beni yüreklendiriyor, başka bir tanesi de "canım sıkkın" dediğim için tee uzak diyarlardan telefon açıp güldürmeye çalışıyor... Sonra gel de Karma'ya inanma! :) Küçük şeyler candır, paylaşın... Elbet sizin kadar kıymetini bilecek en az bir kişi çıkacaktır. ;)
* şişeli fotoğrafı şuradan şıfttırdım; http://wide-wallpapers.net/letter-in-a-bottle-on-the-beach-wide-wallpaper/
** cümle içinde "yanayım" geçiyorsa bu video mutlaka izlenmeli... :)
*** konu nereden nereye geldi... geç olduysa demek... :P
**** pek akıl verici bir son yapmışım. halbuki benim aklım bana yetiyo mu ki! peeh! o.O
***** bir de yazdıktan sonra şöylesine denk geldim; http://gundem.milliyet.com.tr/sisede-mektup-28-yil-sonra-adrese-teslim/gundem/gundemdetay/20.04.2013/1695906/default.htm ne Hırvatistan kıyısıymış arkadaş!
*** konu nereden nereye geldi... geç olduysa demek... :P
**** pek akıl verici bir son yapmışım. halbuki benim aklım bana yetiyo mu ki! peeh! o.O
***** bir de yazdıktan sonra şöylesine denk geldim; http://gundem.milliyet.com.tr/sisede-mektup-28-yil-sonra-adrese-teslim/gundem/gundemdetay/20.04.2013/1695906/default.htm ne Hırvatistan kıyısıymış arkadaş!




