Biraz soruşturmadan sonra öğrendim ki bir süredir o şey neyse kendisinden herkes muzdarip.
Ertesi gün oldu. İki arkadaşım arayıp "yanına yüzmeye geliyoruz" dediler. Gerekli uyarılarda bulundum, kabul edip geldiler. Bu sefer aynı yerin yakınında özel bir plaja girdik. Yine yüzüp çıkıp güneşleniyoruz. O sırada ara ara "beni bi'şey ısırdı" diye danışmaya gidenler var. Sanırım yine üçüncü girişimizdi. :) Bizimkiler edeplice bellerine kadar suda çimiyorlar. Sen dün birebir yaşamışsın, neden etrafına dikkatlice bakıp onlara katılmıyorsun demi?! Dalıp çıkıyorum, serbest stil gidip geliyorum derken bana da bir şey temas etti. Üstelik dalıp yukarı doğru çıkarken. Suyun üstüne bir çıkışım var, görmeniz lazım. :)) Şimdi ben bu durumda günün bilgisine denizi çok seviyorum mu yazayım, yoksa su katılmamış salağım mı bilemedim. :)
O sırada bir yandan salaklığıma kahkahalar atıp bir yandan da en yakın duşa gidip kolumu tuzlu sudan arındırmaya çalıştım. Sonra doğru eve... Yine amonyaklar... Kremler... Tesadüf şu ki bir önceki gün çarpılan arkadaşın da hemen hemen aynı yerine denk gelmişti. İkimiz de yüzümüze denk gelmediği için şanslıyız. Tam olarak şöyle oldum;
Birkaç gün sonra başka bir arkadaşım çocuğunun oyun kovasıyla mahluklardan birini yakalamış. Meğer bizim suda salınan ot görünümlü mendeburlar baya denizanasıymış! Bu türü hiç görmemiştim. Aklınızın bir köşesinde bulunsun diye onları da bırakıyorum. Yaza kadar sadece görürseniz aklınıza gelecek kıvama ulaşamayacaksanız bakmayın derim!
:)

















