19 Ekim 2017 Perşembe

Otağ

Eski çelıncımı bitirmekle cebelleştiğim için takip ettiğim cağnım blogların sürdürdüğü yeni çelınca katılamadım lakin zevkle okudum. Oradan oraya tıkladım, biraz hayatlarınızı stalkladım derken mis gibi oldu. :) Bir kısım insanın dönüşü özellikle de boş olduğum şu günlere denk gelince kurcalamaya fırsat yaratabildim, açık söyleyeyim faydalandım sizden, kullandım sizi! :D

Hazır ortam hareketlenmişken bunu bozmamak adına yeni bir çelınca daha girişilecek. Fikir yine Mari Antrikot'tan gelmiş. Hiç özetlemeye çalışmadan direkt onun açıklamasını şuracığa kopyalıyorum. "Yeni çelınçımız 20.Ekim.2017'de başlıyor ve 31.Aralık.2017'ye kadar devam edecek. Yine hergün yazacağız koşulumuz bu (ama görüyorsunuz esneğiz) çelınç konumuz da şu, her yazınızda kendinizle ilgili bir bilgi paylaşacaksınız. Bu bilgi yazınızın tümünü de oluşturabilir, bir cümle ile de geçebilirsiniz. İlla aşırı gizemli bir bilgi vs de olmayacak. Mandalina sevmem gibi bir şey de olabilir, safari yaptım da olabilir...Hiçbir sınır yok.."

Becerebildiğim kadarıyla ben de katılmaya karar verdim. Zaten bu diyarlara kaçışımı daha yerleşik yapmak gibi bir niyetim varken bunu nasıl yapacağımı düşünmeme gerek kalmadı. Su kenarına kuruyorum çadırı...

Blogun başında kabbak gibi "saçaklı bloggerın pasaklı blogu" yazıyor tamam ama kardeşim ben de iyice dağıtmışım ortalığı... Biraz önce etiket  # temizliği yapmak için biraz not aldıktan sonra bir de hangi serilere niyet etmişim diye baktım.  Abavvv!.. :) Başlamışım ve şaşılacak bir şey yok, tabii ki unutmuşum! En istikrarlı olduğum seri Birinci Tekil Şahıs başlığıyla yazdıklarım olmuş. Ortalama Bir Boyum Var Türlü Türlü Huyum Var ve Anne Çeyizime Bunu da Alalım da fena gitmemiş ama diğerlerine başlama amacımı zinhar hatırlamıyorum. 

Yeni çelıncı kendi serilerimden #ben ve #huyumvar etiketlerime gayet uygun buldum. Hileyle o serilere de devam etmiş olacağım. (Yine kullanıcam sizi!) :) Beylik laf etmeyeyim sonra çok pis patates oluyorum. Yine de bu sefer "her gün ne yazarım lan" sıkıntısı çekmeyeyim diye defterime notlar alıyorum. Bak beni sinsiyeeee! :P  Daha mı hevesliyim ne?

Gitmeden ben de yarımşar günden dün ve bugün ne yaptığımdan bahsedeyim de ısınma turu olsun. (Bak şimdi gör nasıl bir yılanım! Resmen dün çektiğim fotoları sıkıştırmak için yapıyorum bunu.)

Eylül ayı bayramdan sonra yaklaşık olarak iki hafta cillop gibi giderken aniden soğudu. Haliyle denizle adam gibi vedalaşamadan sezonu kapattık. Sanıyordum. Dün bir baktım hava durgun, deniz düz olmaya yakın ve az da olsa gökyüzünde güneş var. Derhal giyinip soluğu deniz kenarında aldım. Beklediğimin aksine dışarısı suyun içinden daha sıcaktı, olsundu, girince alışmıştım. Bir süre koca denizde tek başıma yüzerek keyif yaptıktan sonra ıslak ıslak deniz kenarı keyfi yapmayı götüm yemediği için koşarak eve gittim ve giyindim. Sonra tekrar döndüm. Çakıltaşlarını karıştırırken şansıma iki tane kedi yanaştı. Bir süre oynaştık. Evde kedi yokmuşçasına attım elektriği. Baktım hafiften bir ürperti geliyor, kendileriyle vedalaşıp topladığım taşları cebime katarak eve döndüm.




Gelelim bugüne... Hep ben gülecek değilim tabii... Sezonu bugün resmen kapattık. Döndük artık... Bastet'le de vedalaştık (zira ablamın kedisi aslında). Şehre döndüğümüze göre işsizlik artık dank edecek sanırım. Pencereden bakınca deniz görünmüyor, ulaşım aracı olarak da bisiklet yok. :/


Sanırsın sürgüne geldim, sanırsın gurbete geldim... :)) Deniz fotoğraflarından sonra çok fazla sövmeyin diye fakir edebiyatı yaptım, gördük ki alışmayınca o da durmuyor!

:)


6 yorum:

  1. Antalya'da hala denize giriliyor, bekleriz :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Fermina da böyle bir kere çağırdıydı, sonra neler geldi başına... gittim çünkü hep :))

      Sil
    2. Sen gel ağırlamayan Fermina'nın köpeği olsun :) Hatta Fermina'yı da kapıp gel :)

      Sil
    3. Hmmm... hangi köpeği acaba? :))p

      İşte bunlar hep kafamın bir yerine işleniyor... Bir gece ansızın değil ama haberli gelebiliriz, gelebilirim, gelebilirler. <3

      Sil
  2. Yanıtlar
    1. :utanmalı göz kırpıştırma:

      ben de sizi seviyorum

      :utanmalı göz kırpıştırma:

      Sil