Tam hızımızı almışız onunca güne gelmişiz paaat diye Bize biraz güçlü yönlerinizden bahseder misiniz? sorusu geliyor. (çevirimi sevdiğim!) Bir değil yani... Yönleriniz bir de!
En güçlü yanım uyku bence... Çok da ciddiyim, hiç de şaka yapmıyorum!
Yastığa beş kala uyuyup herkesi sinir ediyorum. Çok nadir yatakta saatlerce dönüp uykusuz kalıyorum, baya nadir... Yerimi yadırgamam... Hatta uykum varsa yatağa dahi ihtiyacım yok. Sesmiş, ışıkmış pfff! Uykuda hem yemek yiyemediğimizi hem de düşünemediğimizi hesaba katarsak bence çok karlıyım! o.O Yeri gelince 3er saatlik uykularla da idare edebiliyorum. Müsait bir zamanda tekrar depolama yapıyorum. :))
Aslına bakarsanız pek güçlü bir yanım yok. Hafif korkak, biraz tembel çokça da gaza gelemeyen biriyim. Tüm bunlar bir araya gelince gümbür gümbür ilan edilecek güçlü yanı bulamıyorum. Sormak istesem kime sorardım onu da bilemedim. Şuracıktan (ya da esasen) tanıyanlardan yazmak isteyen varsa şıftırsın yorum kısmına, düşüncelere zerk ettirsin beni. :)
Bir yön var aslında benim sevdiğim ama güçlü sayılır mı bilmiyorum. İşime yarıyor sadece...
Kendimi oyalamayı biliyorum yaklaşık 2012'den beri. İtiraf etmek gerekirse bu çelınc da onun sonucu. Şuan gece saat 1, öküz gibi yorgunum, yarın hem işe oradan da yola gideceğim ama buraya bir şeyler yazmaya çalışıyorum. Çünkü yazmam lazım... Çünkü çaba sarf etmeden olmuyor. Uykusuz kalayım, nelersiz kaldım, bu ne ki... (burada Müslüm Gürses şarkısı çalacak :P )
Gerçekten çabalıyorum. Bu çaba sayesinde buradan hayatıma giren çok acayip insanlar oldu mesela... 15-16 yıllık arkadaşıma anlatamadığım şeyleri döküldüğüm, kalkıp yanlarına gittiğim, gelsinler diye diller döktüğüm... Yine bir takım çabalarla kendimi çalışana ihtiyacı olmayan bir yere tanışmaya davet ettirdim ki öyle dökülmeye müsait bir gündü ki... Bir de hayranı olduğum birine "sen Saçaklı'sın demi" dedirttiğim bir hikayem var ki piuu... :) Öyle yani...
Her zaman başarı getirmiyor tabii ki. Halılarda ağlayarak yuvarlandığım, üç gün yataktan çıkmayıp yemek yemeden suyla beslendiğim hikayeler falan da var... Sadece o zaman bile "şimdi bunu yaşayayım sonra geçer" dediğimi biliyorum. Sonra onlar geçti, yenileri geldi. :)))
Ama her zaman bir şekilde oyalıyorum kendimi. Bak, ne güzel şenlendi buralar, bilmediğim bloglar öğrendim. Bütün gün bilgisayar başında çalıştığım yetmiyor gibi gelip manyak gibi herkes ne yazmış diye tek tek okuyorum. Yaptığım yorumlara cevap geldiyse diye onları da kontrol ediyorum. Kafamı dağıtmak için başladığım şey sonra kendiliğinden beni içine çekiyor. Ya da ben çabuk kanıyorum! :)) O da ayrı bir mevzu...
Çantamı hazırlamam lazım köftehorlar, yine kaptınız onuncu günü! :Pp
İyi ki yalnız bırakmadınız lan! Çok acayip yuvarlanırdım!
;)
22 Nisan 2016 Cuma
21 Nisan 2016 Perşembe
O Yetenek Buraya Gelecek! ~ Çelınc Gün 9
Sürekli yakındığım şeydir; "yıl olmuş 2016, hala yetenek yüklenemiyor"! Kesinlikle rezalet...
Çelıncımız dokuzuncu gününde Hangi alanda iyi olmak isterdiniz? buyuruyorlar...
Düşünce okuyabilme alanında asdfghgfdh... :)) Yok be yok. Ben oldum olası çizim yeteneğim olsun isterdim.
Aslında bu soru bir enteresan... Alanında iyi doktor, alanında iyi fizik öğretmeni kavramları da var. Herhangi bir alanda uzmanlaşacak kadar çalışamadığı, o "iyi" olma mertebesine erişemediği için her seferinde iş bulmakta zorlanan biri var klavyenin önünde. Her defasında yeniden başladığı için "iş bulunca teyzeme söğüş ısmarlıycam" hayaline yetecek kadar kazanabilen biri... O yüzden size bahsettiğim tarzda örneklerle gelemiyciim... Tüm bunları boş verip çizime geri döniciim tabii ki! :)
Bakın resim demiyorum, çizmek diyorum. Yükseklerde gözüm yok. Ne bileyim bir at çizmek isteyince çizebileyim mesela ya da atıyorum bir karga... Olmuyor, olamıyor... Enseyi karartıyor muyuz? Hayır! Kendimize, zaten çizebildiklerimizi çizmek istiyormuş gibi davranıyoruz, oluyor bitiyor. :) Misal ben sürekli bulut, güneş, balık ve kedi kafası çizmek istiyormuşsam demek... (Posca :kalpkalpkalp: )
Daha önce şu yazımsıda çok beğendiğim iki kadının sosyal medya hesaplarından bahsetmiştim. Tam olarak aradığım şeye sahipler, basit çizgilerle her istediklerini anlatabiliyorlar. Yükseklerde gözüm yok demiştim!
Ama madem sorumuz "iş bu ya..." şeklinde burnu havadalık yapıyor, buyrun o zaman alanımda en son gelmek istediğim noktaya... o.O
Çelıncımız dokuzuncu gününde Hangi alanda iyi olmak isterdiniz? buyuruyorlar...
Düşünce okuyabilme alanında asdfghgfdh... :)) Yok be yok. Ben oldum olası çizim yeteneğim olsun isterdim.
Aslında bu soru bir enteresan... Alanında iyi doktor, alanında iyi fizik öğretmeni kavramları da var. Herhangi bir alanda uzmanlaşacak kadar çalışamadığı, o "iyi" olma mertebesine erişemediği için her seferinde iş bulmakta zorlanan biri var klavyenin önünde. Her defasında yeniden başladığı için "iş bulunca teyzeme söğüş ısmarlıycam" hayaline yetecek kadar kazanabilen biri... O yüzden size bahsettiğim tarzda örneklerle gelemiyciim... Tüm bunları boş verip çizime geri döniciim tabii ki! :)
Bakın resim demiyorum, çizmek diyorum. Yükseklerde gözüm yok. Ne bileyim bir at çizmek isteyince çizebileyim mesela ya da atıyorum bir karga... Olmuyor, olamıyor... Enseyi karartıyor muyuz? Hayır! Kendimize, zaten çizebildiklerimizi çizmek istiyormuş gibi davranıyoruz, oluyor bitiyor. :) Misal ben sürekli bulut, güneş, balık ve kedi kafası çizmek istiyormuşsam demek... (Posca :kalpkalpkalp: )
cüzdanın ilk hali
Daha önce şu yazımsıda çok beğendiğim iki kadının sosyal medya hesaplarından bahsetmiştim. Tam olarak aradığım şeye sahipler, basit çizgilerle her istediklerini anlatabiliyorlar. Yükseklerde gözüm yok demiştim!
Ama madem sorumuz "iş bu ya..." şeklinde burnu havadalık yapıyor, buyrun o zaman alanımda en son gelmek istediğim noktaya... o.O
Marek Brzozowski
Marek Brzozowski
***görsel paylaşmazsa ölecek hastalığım var çocuum benim...***
:)
19 Nisan 2016 Salı
Tadelle Varsa Versenize ~ Çelınc Gün 8
Bugün Sizi gülümseten bir şeyleri bizimle paylaşır mısınız? 'a cevap verme sırası, hiç de komiklikli günümde değilim aksi gibi. Yok hayır, öyle kötü bir şey olmadı. Ama bıraksam üzülmeli müzikler açıp uzaklar pozuyla içlenip durucam. Bırakmıyorum! Zaten ben hiç bırakmıyorum. Hep o bırakıyor! "Ben yapmadım, Miki yaptı." (Şair burada koyveren tarafına seslendi, ama mesanesine değil!) Neyse...
Yukarıda bahsi geçen ruh halinin bende arada baş verdiğini çok iyi bildiğimden ben de önlem alıyorum. Çünkü tam olarak şu'yum;
Yukarıda bahsi geçen ruh halinin bende arada baş verdiğini çok iyi bildiğimden ben de önlem alıyorum. Çünkü tam olarak şu'yum;
buradaki bakkal Fermina, kendisine de daha önce belirttim.
cümle bilok alemi de bilsin! :))
Bu karikatür niye ben'im bir ara açıklarım. Şimdi konu o değil. Karikatür seviyorum efenim. Karikatüre gülümsüyorum yer yer gülüp kimi zamanlar da ağzımı yarıyorum. Telefonumda aile albümü gibi açtığım bir klasörüm var, içini doldurdum da doldurdum. Bakıyorum kafamın içinde bir hareketlenmeler var hemen açıyorum klasörü. Geçmiyor... yoğunluğu azalıyor... daha akışkan hale geliyor.
Potpori yapmak gerekirse;
bak yine güldüm!
Sokak hayvanlarının yanından geçerken gülümsüyorum (özellikle uyuyorlarsa), posta kutumu dolu bulursam, gerçekten içten gelerek yapılan şeyleri fark ettiğimde, kavurmadığı zamanlar güneşe doğru, gülümsüyorum. Yani kaslarım çalışıyor. :P
En çok anlık, saçma durumlara gülüyorum sanırım. Hani şu, sonradan başkasına anlatılan ve hiç komik bulunmadığı için göt gibi kendi kendimize güler kaldığımız durumlar. :))
Hayvan video ve fotoğraflarına da baya içten gülümsüyorum. Ama şu zoraki komik hale getirilmişlere değil. Doğal hallerindeyken yakalanmışlara... Bu o kadar içimi açtı ki telefon ekranına layık gördüm. (Bir önceki de Little Miss Sunshine afişiydi misal...)
Bir de uzun zaman sonra en çok güldüğüm şey şu aşağıdaki. Az ve öz görüştüğüm, naber demeyeli bile en az bir yıl olmuş bir arkadaşım göndermiş. Var olsun, günlerdir her defasında gülmeye devam ediyorum. ^_^
***Başını kıçını pek bağlayamadığım bir yazı oldu. Yoksa hep giriş-gelişme-sonuç..!***
:)))
18 Nisan 2016 Pazartesi
Pijamada Şoparlık :kalp: Ben ~ Çelınc Gün 7
Meydan okuma bana "üzerinde ne var" mı dedi! Lan!! o.O
Tamam, daha usturuplu sormuş; Yatarken ne giyersiniz? Uu beybi! :P
Tam olarak bu! Birebir, anlık (21:30)...
Gecelik dediğimiz o merete hiç alışamadım. Kış oldu mu bunun polar versiyonunu, yazın şortlusunu tercih ediyorum. ve tshirt üstü katlar... Biribirine uyumluymuş, değilmiş, piuu... Ev hali ayol! :)
Misafir bir eve gidiyorsam siyah eşofmanım var onları atıyorum çantaya bayramlık misali. :)) O kadar da öküz değilim tabii ki! Ama onlar da hep pazardan... :D
Eski model çubuklu bir pijamam da olsun istiyorum. Arada bakınıyorum, hep erkekler için. Bulursam hemen bir tane kapıp mangal başında poz vereceğim. :))
Meydan okumanın yedinci sorusunun tam da pijamaları çıkartmanın en zor olduğu güne denk gelmesi de ayrı bir ironi!
Hayat biznen alay ediyor azizim, mehmehmeh! (çizgili pijama ve elinde fiskiynen söyledi)
:)
İyi haftalar olsun...
Tamam, daha usturuplu sormuş; Yatarken ne giyersiniz? Uu beybi! :P
Gecelik dediğimiz o merete hiç alışamadım. Kış oldu mu bunun polar versiyonunu, yazın şortlusunu tercih ediyorum. ve tshirt üstü katlar... Biribirine uyumluymuş, değilmiş, piuu... Ev hali ayol! :)
Misafir bir eve gidiyorsam siyah eşofmanım var onları atıyorum çantaya bayramlık misali. :)) O kadar da öküz değilim tabii ki! Ama onlar da hep pazardan... :D
Eski model çubuklu bir pijamam da olsun istiyorum. Arada bakınıyorum, hep erkekler için. Bulursam hemen bir tane kapıp mangal başında poz vereceğim. :))
Meydan okumanın yedinci sorusunun tam da pijamaları çıkartmanın en zor olduğu güne denk gelmesi de ayrı bir ironi!
Hayat biznen alay ediyor azizim, mehmehmeh! (çizgili pijama ve elinde fiskiynen söyledi)
:)
İyi haftalar olsun...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)











