1 Mayıs 2016 Pazar

Blush Ne Yea! ~ Çelınc Gün 19

Geçen cuma öğlen vaktinde ofisten ayrılıp havaalanına doğru yol aldık. Uçağımızı bekledik ve İstanbul'a indik. Buraya kadar olan her şey benim için neredeyse her yıl, yılda ortalama iki kere olan bir durum. Alışık olmadığım kısım havaalanından çıktığımızda özel araç ve şoförümüzün bizi alması oldu. Ritüelim Havataş'tır. Oradan otelimize geçip sırt çantamızı bıraktık. Ritüelim arkadaş evidir! :)) Alışveriş merkezine geçtik. Bugüne kadar herhangi bir İstanbul seyahatimde alışveriş merkezine gittiğimi hatırlamıyorum. Bunu söylediğimde yanımdakilerden "köyden indim şehere!" muamelesi gördüm ahhahah :D
Yeter miktardaki zamanı burada öldürdükten sonra benim hikaye başladı. İlk önce bir kanatçıda (offf bayılırımmm) rakı ile kaç kilo tükettiğimi hatırlamadığım miktarda kanat yedim. Sonra Nişantaşı'nda bir gece kulübünde blush içerek Yonca Lodi dinledim ki sanırım hayatımda ilk defa dinledim. Çıkmadan iki shot tekilayı yolluk yaptım. Her yerden her yere giderken olduğu gibi özel aracımız ve şoförümüz bizi aldı. Otele dönüp dinleneceğim sanarken bir anda geceye devam etme kararı alındı. Daha salaş ve içkisiz bir organizasyon olacağı konuşulduğundan otele girip üstümü değiştirdim. Arabaya geri döndükten sonra "abi Reina'ya çek" dendiğini hatırlıyorum! o.O Şoför abinin "yalnız ablayı böyle içeri almayabilirler" dediği hala kulaklarımda çınlıyor. :)) Tam olarak şu aşağıdakiler vardı üzerimde, bir de spor ayakkabım. 



Sadece yatarken olmasa bile kendi tarzım yerlere giderken giyiyorum bu tshirtü. Ama bana Reina demediniz ki! Neyse herhalde özel araç ve şoförün bir havası mı var nedir ben bodyguardların arasından rüzgar gibi geçerek girdim. Hatırladığım kadarıyla kimse de "bacım nereye gidiyon" demedi. :) Zaten içeride kırkbeş dakika kadar sabredebildim. Söylenen vodka-enerjinin çoğunu bırakıp çıktım.

Sabah dönüş uçağımız 11deydi. Uyanmamla birlikte başıma yapışan ağrı eve girip uyuyana kadar geçmedi. Bütün yolu başım elime yapışık şekilde geçirdim. Alnıma bastırmak iyi geliyordu. 
İmza günü vesilisiyle İzmir'e gelmekte olan Penguen ekibi de bizim uçaktaydı. Bir tek o kısımda bir süre "oha neden bu kadar içtim ki" dediysem de pişman değilim. Çok da güzel içtim çok da iyi içtim! Hiç benlik olmayan kısa bir tur yaşayıp döndüm. Aslına bakarsanız böyle bir şeye bir süredir ihtiyacım vardı. Nese...

Bütün bunları niye anlattım? :)) Ondokuzuncu gün Satın aldığınız son giyisilerle birlikte bir fotoğrafınızı paylaşır mısınız? diye sorduğu için. :)) Şu üstteki renkli hırkamsı şeyi aldım en son. Soru aslında üzerimizde olmasını gerektiriyor. O akşamdan kalma şu fotoğrafı bırakıyorum öyleyse aşağıya... (göremediğiniz o surat ama ne sarhoş! :D )


12 yorum:

  1. ahahahaha süpermiş. Bence de üstüne başına değil nasıl arabayla geldiğine bakıyorlar. Biz kardeşimin düğününden sonra, bir yabancı fıstık, bir yerli fıstık, bir ben iki üç tane de tipi düzgün takım elbiseli adamlar, içeri, sağa sola bin telefon açarak girdik. Ki süper şıktık, fıstık dediklerim manken olabilecek kadar güzel kızlardı. Ama ne? Sarı taksiyle gelmiştik mekana.
    Hem de içerisi boştu girdiğimizde. Saçların çok güzel bu arada.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bence orayı da gördüm iyi oldu. zaten her şeyi bi kere şeetmek lazım... :) bence beni bu kadar kötü giyimli olamaz kesin ya ünlü ya da çok zengin deyip aldılar :))
      çık tişikkirler ^_^

      Sil
    2. Bu arada kıyafetin kötü gibi bir anlam çıktıysa yorumumdan tamamen kazayla olmuş. Bence gayet hoş bir kıyafet. Ha Reina için biraz spor diye düşünebilir biri o ayrı. Ama işte demek ki değilmiş. Demek ki idealmiş.

      Sil
    3. ahahha ay yok hiç öyle bir anlam çıkmadı. gördüm idealleri içerde. sarhoş olmasam süzerdim bile :D

      Sil
  2. reinalarına köpekler zıçsın onların, ben çok beğendim bu kombini, kuş uçtu beybi kuş uçtuuu. ayrıca bi' dahaki istanbul yolculuğundan önce haber ver bana, ben seni daha güzel yerlere götürürüm yhaaa reina neymiş, avm neymiş! bi de instagram'dan bulsana sen beni sonikpanik diye. ordan şey ederiz ayrıntıları. mucuk.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ay yok zaten benim de normalde gittiğim yerler çukur meyhane, tavan arası, asmalı cavit efenime söliim moda olsun beyoğlu'ndaki pasajlar olsun... ama şuan tam bir bunlardan tümüyle habersiz edasıyla kendimi Sonik Hanım'ın kollarına bırakıcam mihii :D

      Sil
  3. heheh İstanbul ve AVM, hoş bir ikili olmuş, üstüne de pastanın kirazı olarak Reina. Değişik bir tecrübe yaşamışsınız Saçaklaanımcığım. Evvelki yıl kardeşimle İstanbul'a giderken akrabanın biri Akasya'yı görmeden gelmeyin demişti. E yollarda vardır nasılsa görürüz, hem neyini göreceğiz demiştik, meğer Akasya AVM imiş. O zaman iyice caydık, ağaç olsa daha eyiydi :) İçtiğiniz tüm yudumlar sefanız olsun, yarasın efenim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet ya belki de arada ritüellerin dışına çıkmak iyidir. :)

      Hep beraber sefalarımız olsun diliyorum...
      <3

      Sil
  4. Nha ha ha hayallerimi yaşıyorsun cancağızım. :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bana da anlayamadan hayal gibi geçti zaten :)

      Sil
  5. Ara sıra ritüel dışına çıkmak iyidir iyi :D

    YanıtlaSil