15 Kasım 2014 Cumartesi

Ön Yargı

TDK ön yargı için diyor ki;

"isim Bir kimse veya bir şeyle ilgili olarak belirli şart, olay ve görüntülere dayanarak önceden edinilmiş olumlu veya olumsuz yargı, peşin yargı, peşin hüküm, peşin fikir." 

'Çok cahilim, keşke ölsem' biliyorum ama, ben yıllarca bunun 'olumsuz yargı' kısmından haberdar olup ortalıkta "ben ön yargılı değilim, ön yargı çok bok kaka bişey" diyerek dolaştım Yani en azından olabildiğince olumsuz peşin hükümler vermemeye gayret gösterdim. Şimdi ne değişti? Artık gül kokulu mu? Hayır, değil... Sadece bir diğer yanını daha öğrenerek kendimi kandırmaktan kurtardım. Şöyle ki;

"Aaa ne güzel, adam gerekirse kitap lambası takıp okuyor ama yine de okuyor serviste, kitap okuduğuna göre kesin çok iyi bi insan" şeklindeki tatlış ön yargımı cebime koyup ertesi gün sabah koridorda rastlayıp günaydın dediğim aynı kişi, kapı duvar! Hadi bu sabah duymadı ertesi sabah bir daha dene, bir daha... "Herhalde sabahları henüz uyanamamış oluyor, öğlen yemek kuyruğunda afiyet olsun'u deneyeyim bir kere de, iki kere, üç"... Sonuç hep aynı!

"Aaa ne güzel, kadının köpeği varmış, baksana çocuğundan da ayırt etmiyor, köpek beslediğine göre kesin çok iyi bi insan"ı da denedim cebime koymayı, denemedim değil. Selamıma cevap alamamalar, kapıyı tutayım o da geçsin şeklindeki kibarlıklara teşekkür alamamalar hiç değişmedi. 

Bendeki fikir değişikliği ise malesef bu olanlardan sonra gerçekleşmedi. Hala, cevap alamasam da gördüğüm herkese selam vermeye, teşekkür etmeseler de kapı tutmaya devam ediyorum. Lakin başka bir örnekle gördüm ki, kartpostalda alıcı adresini nereye yazacağını otuzlu yaşlarında hala karıştıran bir diğer kişi sizi uzaktan gördüğü için nasılsın demeye yanınıza kadar gelebiliyor ya da konuşurken yüzünüze baktığı için suratınızın asık olduğunu fark edebiliyor. Keza dini inançlar açısından sizinle birçok yönden farklı düşünen birinin, durumun farkında olmasına rağmen sizi gerçekten dinlediğini, herhangi bir tartışmada kestirip atmak yerine ortada bir yol bulmak için çaba harcadığını veya kendine uygun olmayan eğlence tarzınız için size gerçekten içten bir şekilde "iyi eğlenceler" dilediğini fark edebiliyorsunuz.. 

Yani demem o ki, "aynı kitabı okuyoruz, aynı müziği dinliyoruz yaşasın çok iyi anlaşacağız" dediğiniz kişiler sizi hayal kırıklığına uğratırken, "off kesin aynı düşünmediğimiz için beni sevmeyecek, off daha bu konuyla alakası bile yok ona anlatacaklarımı dinler mi ki" diye düşündüğünüz insanlar da sizi utandırabiliyor. 

Bu konunun belki uzun süredir farkındaydım ama kendime itiraf etmek istemiyordum belki de yine en son ben anladım, bilmiyorum! Ama siz farkındaysanız ve bu güne kadar bana söylemediyseniz kesin beni sevmiyorsunuz ve hiç anlaşamayacağız! :))



10 yorum:

  1. Eyvah bizi tanıdı!!! :o

    YanıtlaSil
  2. Ben bir süredir itiraf ediyorum bunu kendime. O bana çok yakın dediğim insanlar hiç hayal ettiğim gibi çıkmıyor bazen. Ama sorun daha çok bir hayali sevmek benim açımdan. Arkadaşlarımda ben hep ideal arkadaş idolümü sevdiğimi fark ettim. Yeterince tanımadan güvendim, destek bekledim. Ama o kafamda oluşturduğum kalıp kimseye uymadı, çünkü herkes acayip. Ben sadece filmlerdeki gibi samimi sıcak arkadaşlıklar hayal ederdim oysa, birbirine kızsan da devam ettiğin, sarılıp ağlayabildiğin, bencillikten çok uzakta, her sırrını anlatabildiğin ve onun da sana anlatabildiği. Birkaç insan hariç çoğu hayal kırıklığıdır bende. Umut etmeden de olmuyor anacım, bilmem nereye varacak bunun sonu. Ben bu arkadaşlık kavramına önyargılıyım sanırım artık kötü anlamda yani...çünkü iyi olanlardan bir güzellik görmedim ne yazıkki...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evet ya, arkadaşlık kavramına bile ön yargılı ettiler bizi yere batasıcalar! :)
      hiç, deme öyle falan demiycem... de yahu, söyle :)

      Sil
  3. düşündüklerini ne güzel ifade etmişsin saçaklı ben de sana katılıyorum kesinlikle
    ayrıca ayraç süper :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bazen hangi kelimeleri, cümleleri kullansam da ifade edemiyormuşum gibi geliyor ama iyi bak, bu o durumlardan değilmiş, teşekkürler :)
      ayraç Mino'nun Dünyası'ndan, ben de bayılıyorum o suratındaki ifadeye ^.^

      Sil
  4. çok doğru şeyler yazmışsınız. ama malesef bu olumlu-olumsuz ön yargılarımızdan kurtulmak oldukça zor. (anlatım bozukluklarıyla dolu bir cümle oldu sanırım.) :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bunu yazdığımın ertesi günü baktım hala aynı tas aynı hamamdayım ben de... değişmiyor pek, evet. :)

      Sil
  5. İşte tam da bu nedenle, etraftaki insan sayısı azalmaya başladı.
    En güzeli sanal arkadaşlıklar.

    Ön yargının en kötüsü de, bir insanı sana anlatıldığı şekilde tanımadan yargılamak. Ben bana birisini kötülerse, önce kötüleyen kişiye bir eksi veriyorum. Sonra kötülenen kişinin hanesine soru işareti koyuyorum.
    Gerçek çıkarsa, ikisi de eksi oluyor!!

    Hepsinden güzeli denizde su savaşı yapmak.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ah evet... bak bi de bu yazdığın seçenek var doğru... ben dinliyormuş gibi yapıp "mehe, yeh ööledir tabii peh meh" gibi sesler çıkartıyorum ama o sırada kafada neler dönüyor hiç o konuya girmeyeyim... eninde sonunda kendi bildiğimi okuyorum zira...

      su tabancası var, gelsene... :)

      Sil