Hepimizin nev-i şahsına münhasır huyları var. Ben de; koleksiyonunu yaptığım şeylerle, atamadıklarımla, efenime söyleyeyim yan yana olmazsa yiyemediklerimle ve daha nicesiyle bu huylara dem vurmaya çalışacağım.
Hatırı sayılır bir süredir gittiğim filmlerin, oyunların, konserlerin ve bilumum görsel ve işitsel aktivitenin biletlerini atmıyorum, atamıyorum. Bunlar bir süre o ajanda senin bu kutunun içi benim, cüzdanın bir gözü senin çekmecenin derinlikleri benim şeklinde takıldıktan sonra olaya el attım. Yıllar önce bir arkadaşımın doğum günü hediyesi olarak aldığı şu albüm setini konu için uygun buldum. (Hiç hoşuma gitmese de malumunuz artık tüm fotoğraflarımız dijital ortamda :/ o konuya da bir ara el atıcam!) Tam hepsini topladım artık hepsi güvendeler derken hala oradan buradan bilet çıkmasını saymazsak yöntemim bir hayli başarılı. Tavsiye ediyorum. :)
Biletlerini atamayan bir ben değilim, biliyorum! O yüzden, dökülün bakalım... :)
+1 Ayrıca temsil ve bale program dergilerini, etkinlik broşürlerini biriktiririm. 10 yılda bir yer kalmayınca topluca atarım, sonra yine biriktiririm. Şu ara bir deftere yapıştırmaya başladım, ne olacaksa, torunlarıma miras bırakacağım onlar da nenemiz bunak bir biriktiriciymiş deyip eskiciye satacaklar :)
YanıtlaSilVe ben ayrıca fotoları da tabettirir albümlere koyarım, torunlara atacak bir dolu şey var anlayacağınız...
+1 :)) ben de biriktiriyorum o broşürleri lakin onlara henüz bir çözüm bulamadım, hala başlarına buyruk takılıyorlar! :)
Silsiz biriktirin onları, öyle demeyecekler... anneannem ve dedemin o kadar güzel pozları var ki (belki buraya da koyarım bir gün) bazen aradığım şeyin tam olarak ne olduğunu anlamama yardımcı oluyorlar. anneannemden kalma tütün kutuları, dedemin terziyken aldığı notlar hep bende... ben de mizah dergilerimi biriktiriyorum torunlarım için. babam tüm gençliği boyunca Akbaba okuyup biriktirdiklerini bir süre sonra dağıttığı ve ben her kitap fuarında tanesi 5 liradan almak zorunda olduğum için daha bir inatla biriktiriyorum hatta! :))
Yani demem o ki, dursun onlar lazım! ;)
ben de hediye paketlerini biriktiriyordum bir ara sonra çok yer kaplayınca atmak zorunda kaldım ama minik ve sevimli olanları hala duruyor. bilet olayına gelince özel bir anlamı olanları ben de saklarım hatta üzerine ufak notlar alırım o gün ile ilgili. :)
YanıtlaSiltabi tabi üstüne not almak şart zira bir süre sonra bilet üstü yazılar kendiliğinden siliniyor ;) baya çokuz, biliyorum yaa :D
SilOrtak bir ev kiralayıp yığsak bunları oraya :)
YanıtlaSilşöyle ortada bir şehirde... ben tuttum bu fikri :)
SilBilet ve broşür biriktirme huyu bende de var. Güzel bir alışkanlık bence. Ara sıra dönüp bakıyorum. Nelere gitmişim, ne zaman gitmişim eskileri hatırlıyorum :)
YanıtlaSilgerçekten özellikle benim gibi balık hafızalılar için de bir nevi ilaç görevi görüyor :) şuraya da hepsinin yazısını yazsak dadından yinmiycek lakin hep bir tembellik hep bir vakit bulamazcılık... :P
SilO balık hafıza bende ileri boyutta. Bazen sabah yaptığım şeyi unuttuğum oluyor :D
SilKonser, sinema biletleri, müze broşürleri (eğer renkli menkliyse biletleri de), bazı konserlerin sokaklardan yolunmuş afişleri, balonlu ambalaj kağıtları, kap kağıtları, tişörtlerin yaka içindeki askı kurdeleleri, dergiler, dergiler, dergiler, kaldırımlardan topladığım "çalışan kız" kartvizitleri, eşantiyon kalemler. Şu satırları yazarken masanın üzerinde bir adet şarap mantarıyla göz göze geldim ama o türünün tek temsilcisi, Şafak'la içtiğimiz en pahalı şaraptı, öyle bir anısı var diye atamadım. Allah sonumuzu hayırlara çıkarsın, ne diyeyim :D
YanıtlaSilahahhaha son temenniyle biraz kahkaha atmış olabilirim :)) işte bunları güzelce dizebileceğimiz, tek bakışta neden önemli olduğunu anlayabileceğimiz bir düzenek kurduğumuz gün tükenmeyeceğiz! :P
Silahaha annemle bu konuda bir dünya markasıyız. kız kıza çıktığımız bi yemekte, kendince büyük anlamlar yüklemiş olsa gerek ki, garsona markanızın basılı olduğu kağıt peçeteniz var mı diye sordu. ayrıca ferminaya da çok güldüm, herşeyi anladım da çalışan kız! kartvizitlerine anlam veremedim neden fermina neden!!
YanıtlaSilTabii... daha peçete koleksiyonum var :) işte bunlar hep seri! :P ama kartvizit olayını Fermina'nım bi açıklasın, evet...
SilBu biriktirme huyunu bir psikolog aciklasin. 199+da bir sene, Konak Meydani'na dosenen kilit parke tasini almis ve senelerce saklamistim.
YanıtlaSilAy bitmedi. Ortaokulda, siniftaki siramin uzerine cizdiklerimden ayrilamamistim. Arkadaslarimin ozelleri de, imzalari ile dosediler. O donmeler ergenlerin cizdirdigi cinsel organlarla birlikte, siramin ustunu soktuk ve eve goturdum. Bir 10 sene kadar da onU sakladim. Eve gelmek ister misin? Her yer hatliralik anlamsiz nesnelerle dolu :(
YanıtlaSil:))) aslına bakarsan birkaç açıklama yapıyorlar, benim de okumuşluğum var lakin içime sinmediyse demek... hiç aklımda tutmamışım. :)
Silbana böyle "gelmek ister misin" tarzı tekliflerle gelmenin ne kadan tehlikeli olduğunu bilenler bilmeyenlere anlatsın... sonra evden çıkıveriyorum! ehiii.. ^.^
fakat topunuzun da garip olduğunu biliyodum, herkeşler yazdı, yihhaaa! :)
Benim biriktirme huyum yok, çocukken de yoktu, genç kızken de yoktu, yetişkin yaşlarımda da olmadı. Neden bilmiyorum. Evde çok eşya bulunmasından hoşlanmıyorum ve düzenli olarak eşya atıyorum veya ihtiyacı olana veriyorum. Bazı sabahlar uyanıyorum, "bugün bu evden 10 şey gidecek" diyorum ve atacak eşya arıyorum. Annem ise tam tersimdir; herşeyi biriktirir. Sanırım annemi çok sevmekle birlikte onun biriktirme huyu beni o kadar doyuruyor ki kendi evimde az eşya, geniş ve boş alanlar, boş duvarları seviyorum.
YanıtlaSildergi ve fotoğraflara baktığımda her ne kadar ben de o tarz evleri sevsem de iş pratiğe geldiğinde bol eşya çevremden hiç eksik olmuyor. işyerindeki masam dahil... :) dediğim gibi, herkesin türlü türlü huyu var :D
Sil