21 Kasım 2012 Çarşamba

Titrek

     Duruş, oturuş, yürüyüş... İskelet sistemini sıkıntıya sokacak ne kadar bozukluk varsa bende... Geçmiş işimde yaptığım çeşitli ameleliklerin etkisine İngiltere'dekileri de katınca benim sırt ağrıları nedensiz kol uyuşmalarını kattı kendine. Sağıma yatıyorum sol kolum uyuşmuş olarak uyanıyorum, sırt üstü yatıyorum iki kolumda birden uyuşmalar. Sırt çantasıyla uzun süre dolaştıktan sonra da ellerimde aynı etkileri görünce "yetti gari, döner dönmez doktora gideceğim, ohh shit" ( :P ) demiştim gelmeden.
     Geçtiğimiz cuma aldığım randevuyla bu pazartesi gittim doktora. Giriş yaptırırken sgk'mın görünmediği ortaya çıktı. Şanslıyım ki yakınlarda bir SGK bürosu vardı, hemen gittim. Yetkili "siz işe girmişsiniz" diyerek başladı konuşmaya. "Gerçekten miiii, nerdeeee?" cevabını alması kaçınılmaz olmuştu tabii. Kadın bir şaşırdı haliyle, ben de daha fazla uzatmak istemediğim için " Ah hanımefendi nerdeee keşke girsem" diyerek toparladım. Birkaç klavye tıkırtısından sonra "Bi'şeyiniz açık kalmış, şimdi kapatıyorum" dedi. Haydaaa! " Neyim açık kalmış, pardon" sorusuna bir tüelü cevap alamadım. Her seferinde " Bi'şeyiniz açık kalmış" demekte ısrar etti ama ben " Dükkanlar mı açık kalmış" gibi iğrenç bir espiri yapmadım katttiiiyen!
Tekrar polikliniğe döndüğümde haliyle benim randevu geçmişti ben de yeniden bir randevu aldım ki şansım varmış yarım saat sonraya oldu.
     Bu arada beni tee elin memleketlerine yalnız göndermeye gönlü razı olan annemi türk hekimine yalnız gitmeye ne yaptıysam ikna edemedim. "Hadi gel bari şurada çay iç ben de bi soda alırım" demem günün en isabetli kararı olmuş. 4küsur ayda toplamda sadece 3 kere kedi sevebilmiş olmam oralarda beni hayli yıprattı. Üstüne bir de Verbaanım'ın yazısını okuyunca sokaklara çıkıp Elmyra gibi dolaşmam kaçınılmaz olmuşken bu Titrek veletle karşılaştık çay ocağının önünde :)




     Tam birbirimize alışmıştık ki malesef benim randevunun saati geldi. Kendisinden çok çok özür dileyerek aldığım yere bırakmak zorunda kaldım :(


     Poliklinikte toplam 20 TL ödedikten sonra özet olarak beynime yeteri miktarda kan gittiğini ve haftaya parmaklarımdan elektrik vereceklerini öğrendim. Bende bir mutluluk... Bir mutluluk... :)) Ha bir de, "kulunç" un latincesini söyleyip bir krem iki ilaç yazdıktan sonra haftaya görüşmek üzere vedalaştık. Aslında bi kere hamama gitsem hiçbir şeyim kalmaz gibi geliyor ya, neyse...

     Planımca sadece pazartesimi anlatıp gidecektim ama gelmişken dün de "Cloud Atlas" a gittiğimi söyleyeyim bari. Bir hayli uzun bi filmdi biraz da karışıktı fakat ben beğendi. Tom Hanks'in oyunculuğuyla ilgili yığınla olumsuz eleştiri okumama rağmen kendisine olan hayranlığımdan ötürü onu da beğendim.  Evet, biraz taraflıyım! :) Bir de ablama uğrayıp bizim kaplanla özlem giderdim ki, keyfimi kollarımdaki çiziklerle tarif edemem, anlatamam... :)



12 yorum:

  1. Hızlı bir giriş yapılmış kulunçgazi :)Kedi severlerin bötle bir çizik sevdaları var ki anlamak mümkün değil...kedi bulamadığınız zaman girişin kendinize çatalla bence aynı kapıya çıkıyor :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ama işte o ööle olmuyor... kedi ısırık ve tırnaklarıyla sadistçe mutlu olan ben kan aldırmaktan ölesiye korkuyorum mesela... :))

      Sil
    2. Kim korkar iğneden yaaa :)

      Sil
    3. beeeen :) ama iğneden değil, kanımın vücudumdan zorla dışarı çıkartılmasından...

      Sil
  2. Geçmiş olsun! Hoş geldin bu arada:)

    YanıtlaSil
  3. seni ingiltere'nin havası yıktı bence :)
    ben de haftada bi kayınvalide'aanıma uğrayıp canavarlara çizdiriyorum kendimi, pek hoş oluyor :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. aslına bakarsan 7/24 uçuk çıkartma kapasitesine sahip ben, nasıl oldu anlamadım orda hiç çıkartmadım (muahh tıktıktık) demek içten çıkartmışım :P
      oh oh... aman pek hoş... :))

      Sil
  4. Hepsini sıralayayım: Hoş geldin, geçmiş olsun, açıkta kalan yerlerle kulunçlara dikkat :) Eh, yurdum kedilerine de kavuşmuşsun, gözün aydın :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sağol sağol sağol!!
      diye cevap veririm ben de :))

      Sil
  5. çok geçmiş olsun canım, kendine dikkat et, kedicik çok tatlıymış, ah ne kadar istemiştir senin onu alıp evine götürmeni belli yani:(((neyse ama ablanın kedisi var:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. teşekkür ederimmm :)
      kendi evim olana kadar çekirdek ailemizin sadece bir sokak kedilik kontenjanı var malesef :) ondan sonra Bastet'in arkadaşı olacak elbet ;)

      Sil