Gerçekten yine çok alakalı bir giriş yaptım konuya, kendimi tebrik ediyorum :))
Şener Şen'den ya da Hababam Sınıfı'ndan bahsetmeyeceğim kesinlikle...
Şu şekilde gelişti olay; hani dönem dönem insan birşeylere takar ya, kafasını oyalamak için... Ben de bu aralar taktığım şeyi anlatmak isterken, kulaklarımda hep Badi Ekrem'in "bilin bakalım çocuklar ben bu yaz neye taktım" repliği yankılandı :) Konu konuyu gif gifi video videoyu açtı derken "madem konu benim kafada koptu gitti bu iletide niye öyle olmasın" dedim. Biliyorum "iyi halt ettim" :)
"Alo Joy gif istek hattı" hala devreye girmediğinden şu aşağıdakini bulabildik naçizane çabalarla :)) Youtube'a hababam sınıfı yazıp izlediğim videolar da cabası... (:
Ben burada kendi kendime çokça eğlendim, sizi bilemem :) Sonra bir silkelenip kendime geldim, neyi yazacağımı hatırladım.
Daha önce bir gece yarısı Janawaur kitap ayracı yapmıştık kuzenimle. Onu kuzenime hediye ettikten sonra ablamla seri üretime geçip renk renk desen desen yapıp hatta bir de hepsine ayrı isimler takıp onları da hediye ettik. :)
Hediye etmeden önce fotoğrafını çekmeyi akıl ettiğimiz iki tanesi...
Geliştirdik kendimizi ördekti kurbağaydı falan yapabiliyoruz ama fotoğrafını çekmeyi hatırlamada sıkıntılarımız var :)
Neyse efenim, postcrossingte bir kere sistem dahilinde kart attıktan sonra bunu sistemin dışında sürekli hale getirdiğimiz Taiwanlı bir kart arkadaşım var. Her kartta birbirimizin istediği birşeyi çiziyoruz. Ben ona ejderha çizdim misal bir keresinde, o bana fil... Yine sıranın bende olduğu bir keresinde benden baykuş istemiş kendisi. Bendeki çizim yeteneğinin normal bir ilkokul beş öğrencisi seviyesinde olduğunu tam şuanda belirtmekte fayda görüyorum. :) Çiz-boyadan ziyade kes - yapıştırda daha başarılı olduğumdan bir arkadaşımın paintte yaptığı baykuş figürünü örnek alarak yine sevgili ablacığımla kendisine şunu yaptık:
Baktık bizim de hoşumuza gitti, bunu da seri üretime geçirdik :)
Sonra hep baykuş nereye kadar dedik;
Çeşit olsun dedik;
yaptık da yaptık...
Postcrossing'ten veya değil, el yapımı kartlardan hoşlanan tüm arkadaşlarımıza olmasa da şimdilik bir kısmına yapıp gönderdik. Çok süpersonik birşey mi? Hayır değil... Ama el emeği işte... Kağıtlardan oluştuğu için maliyeti de kuruş cinsinden ifade edilebiliyor üstelik :) İçine sevginizi de kattığınızdan sadece bir kağıt parçası olmaktan çıkıp karşı tarafta gülümseme etkisi yaratıyor :) Bana gülümsediler, oradan biliyorum (; "Amaaan uğraşamam çıktı alır onu gönderirim çok gerekirse" diyene de saygım sonsuz. Fakat "ilkokul 4te kızım var göstereyim de el işi dersinde yaparlar" diyen veya "benim de yetenek seviyem o sınıfta kaldı" diyen varsa aşama aşama fotoğraflarını da koyayım :) Güzelce kafanızı oyalar, onu bunu gülümsetirsiniz durduk yere :)
Böyle işte...
Ben biraz daha Hababam Sınıfı izlemeye gidiyorum...
;)
tam da kanal 7 hababam sınıfı'nı veriyor, ben de onu izliyordum ki bu yazıya rastladım. ahahah Şener Şen'e burda nasıl gülüyorum anlatamam. acayip özlemişim :)
YanıtlaSilBir ayraç koleksiyoncusu olarak yaptıklarına bayıldım! hele o kocaman suratlı kedi çook güzel :) el emeği işte, mis gibi ayraç olmuş :)
eheheh güzel tesadüf olmuş :)
Silçiz-boya şahanedir ama kes-yapıştır da fena değildir hani... ((:
kediler güzelmiş :)
YanıtlaSilevet ben de yenilerini görmeye ziyarete geliyorum şimdi :)
SilBen zaten senden gördüm yaptım ama bişi dicem kuşum yaa sen şu canavar ayracını normal kağıtla mı yapıyosun yoksa biraz kalın bi kağıt mı ? biz de birbirimize yapalım mı öyle şeylerr nolur nolurr ? ben de bugun hatta araştırdım biraz ayraçlar onlardan yapmaya çalışcam işte.. :)
YanıtlaSilyok biraz daha kalın kağıtla yapınca daha iyi oluyo, resim kartonu mesela :D
Silhmmm! merakla bekliyoruuuum, basit olsun ama zorlamasın beni emi :D