Cumartesi günü için planlar bir gece önceden yapılmıştı. 14:30 sularında fuarın 26 Ağustos kapısında buluşup gidecektik kitap cennetine. Aydın Boysan'a kitap ve rakı şişesi imzalatacak oradan Uykusuz çizerleri için o uzuuuuun olacağını tahmin ettiğimiz sıraya girip posterlerimizi imzalatacaktık. Lakin ertesi gün olunca işler değişti. Arkadaşlarımdan bir tanesinin işi uzadı diğeri zaten beni kırmamak için geliyordu. Neyse ki aksaklıklar bu inceliğini değiştirmedi canım arkadaşımın :)
Evden çıkmak tam bir sorun oldu. Yağmur bir süre bardaktan boşanırcasına yağıyor sonra yakıcı güneş çıkıyordu ortaya Cumartesi günü. Ben de gündüz çıkıp taa gece dönecektim eve... Şemsiye al, gece üşürsem diye hırka al, o mont çok kalın gelir, e bu da su geçirir... Ooof of! Bak yazarken bile fenalık geldi :) Neyse en sonunda attım kendimi dışarı. Üçyol metroda buluşup yolculuğumuzu tamamladıktan sonra Basmane kapısından fuara giriş yaptık. Olay mahaline yaklaştığımız sırada sadece içeri girmek için bile bir miktar sıra olduğunu görünce tırsmadık değil :) Ama dönüş yok! İçeri marş marş...
İçeri girdiğimizde sağlı sollu standların üzerinde bu çarşaf ilanlar vardı. İçeride de gerçekten işe yaradı doğrusu :) Hangi yayınevinin nerede olduğunu, imza günlerini takip edebildik bu sayede.
İlerlediğimizde solumuzda kalan salonda iki adet sergi olduğunu gördük. İlki Sabahattin Ali'nin hayatını fotoğraflarla anlatan bir sergi. En büyük tutkusuymuş fotoğraf...
Hemen burada şunu belirtmeliyim ki yine makinasız çıkmıştım evden. Bu sefer fotoğraf çeken tek alet telefonumdu ki o da pek becerikli çekimler yapmıyor her ortamda. İşte tam burada Türkay girdi devreye. Canım arkadaşım almış makinasını yanına :) Kah onun elinden kah benim elimden çekmeye başladık biz de gözümüze takılanları...
Salonun sol tarafında ise "Çizgilerle Erdal İnönü Karikatür Sergisi" vardı. Suratımızdaki gülümsemeyle izledik çizgileri :)
Fuar alanının sağ tarafındaki salonda ise birkaç yayınevinin standı ve imza günleri için ayrılmış bölümler vardı. Bunların haricinde bir de sahaflar için birkaç stand ayrılmıştı ki akşama kadar karıştırsam doyamam :)
Uykusuz çizerlerinden de imza almak istiyordum ama kuyruğun bir kısmı şöyleydi;
www.turkayyilmaz.com
artık o kuyruklarda uzun uzuuuun bekleyecek kadar genç olmadığıma karar verdim :)) O yüzden teğet geçtik. Ama geçmeden önce bir kaç poz çekmeden ayrılmak tabii ki olmazdı (;
Bu salondan ayrılmadan önce Aydın Boysan'ı aradı gözlerim ama bulamadım bir türlü. Kesin başka bir bölüm ayırmışlardır diyerek ana salona giriş yaptık. Bir müddet ne yönden başlasak diye düşündükten sonra sağa yönelip zikzak çizerek bütün standları dolaşmaya karar verdik.
Birçok yayınevinde indirimler mevcut. NTV, Metis, YKY Yayınları bunlardan bazıları. Fazla param olmadığından ben neler alınabilir notlarımı alarak standlara aşağıdaki bakışı atıp yine teğet geçtim :)
İşBankası Yayınları'na geldiğimde saf saf kitaplara bakarken Türkay'ın dürtüklemeleriyle kendime geldim. Aydın Boysan oracıkta, önünde hiç kuyruk olmadan, öylece oturuyordu. Zıplayarak gittim önüne :) Hemen arkadaşlarım ve kendim için üç farklı kitap alarak başladım imzalatmaya... İsimleri yazarken yanlışlık yapmamak için ilk önce yanına aldığı bir A4'e yazıyor, kıyamam :)) O sırada Türkay, sağolsun hem videoya almış beni hem de fotoğraflarımızı çekmiş. Sadece Aydın Boysan'ın oldukları şu şekilde;
www.turkayyilmaz.com
www.turkayyilmaz.com
www.turkayyilmaz.com
Sayesinde harika anılarla ayrıldım standtan :)
O mutlulukla paramın azlığını unutup haftaya cumartesi imzalatmak üzere bir adet Penguen çantası almışım kendime... Bak sen benim şu şuursuzluğuma! ;)
Uykusuz standından da bir poster bir de takvim aldıktan sonra "sıfırı tüketmek" deyimini yerine getirmenin haklı gururu içerisinde diğer yayınevlerine uzaktan boynu bükük bakarak geçtim. (küçük emrah'ım ben, evet) :)
Artık çıkmaya karar verdiğimizde dışarıda yağmur bardaktan boşanırcasına yağıyordu ve bizim tek şemsiyemiz vardı. Türkay'a değil ama makinasına kıyamadığımdan şemsiyeyi ona verip ben kapişonumu geçirdim kafama. Koşar adım Montrö Kapısı'na yönelip oradan en yakın olan yere, McDonalds'a attık kendimizi. Tek akıllı biz değilmişiz herkes aynı şeyi düşünmüş :)) Zar zor iki kişilik bir masa bulup yerleştik. Yedik içtik... "Baya" uzun süre oturduk orada. Sonra Türkay gitti ben de günümün ikinci planı için Kıbrıs Şehitlerine yürüdüm. Ama o konunun bu postla bir ilgisi yok :P
Hooop... Kaçtım ben...
:)
Kiskandim
YanıtlaSilhayir kiskanmadim
kiskandim
hayir kiskanmadim
kitaplar,fuar,Basmane,Kibris sehitleri
kiskandim
hayir kiskanmadim
beni celiskiye dusurdun sabah sabah
:))
Silşuan yazmakta olduğum bugünkü ikinci gidişimi yayınlamakta çelişkiye düşmüş bulunmaktayım ben de an itibariyle.. (:
Serrose kıskandık işte çelişkiye ne hacet:D:D
YanıtlaSilYaa ben o Aydın Boysan'ı yerim valahha billaha yeriim. Allah uzun ömürler versin ona, tipe bak yeaa. yanaklarını sıkardım vallaha orda olsaydım tutamazdın beni:D
Sen ve arkadaşların fotoğraf konusunda beni depresyona sürüklüyosunuz. Neyse:/
Sergiler çok hoş olmuuş^^
Hihihi ıslanmak cumartesi günü hepimizin kaderiydi galiba. Ama kendini feda edip fotoğraf makinasını korumanı takdir ettim:D
walla ben de zor tuttum, yanından ayrılırken yanaklarını sıkmayayım diye... kendimce "uhuuuww" şeklinde sevgi sesleri çıkardım durdum :)
SilTürkay'la da zaten bir foto gezisinde tanışmıştık, az kaldı ortak da oluciiiz iişallah... ama farkedildiği gibi sadece makinası için, yoksa kendisi pfff! :P
ay o kitap fuarlarında en baba adamlar hep öyle tek başına oturur zaten. pek de güzel çıkmış fotoğraflarda aydın boysan :)
YanıtlaSilevet yaa... bir yandan hiç kuyruk yoktu işime geldi... bi yandan metrelerce kuyruk olsun isterdim önünde... hem model hem fotoğrafçı sağlamdı ;)
SilSebahattin Ali'ye bayılırım ben .. Bütün öyküleri romanları var bende, bi tane Sebahattin Ali'den bitane başka kitap okuyorum resmen :) İstanbul'daki tüyapta bende çıldırmıştım deli gibi kitap aldım, yine gelse de yine alsam diyorum valla :D
YanıtlaSilYKY yayınlarına hep uzaktan bakabildim... Halbusi benim de listemde bir sürü Sabahattin Ali kitabı vardı... Neyse, yeni tur yeni şans :P
Sil