17 Nisan 2016 Pazar

Orangutan ~ Çelınc Gün 6

Gençliğinde evde kedi beslemiş bir annem, köyde hayvanların arasında büyümüş bir babam var. Bizim evde hayvan beslenmiyor, skandal! Haklarını yemeyeyim ben küçük, ablam yine büyükken ( :))  ) tavşan beslemiştik. Bir de beslemeye çalıştığımız birkaç balık ve bir adet de kaplumbağa var geçmişimizde. Kaplumbağa şimdikiler gibi küçük sanılmasın lütfen, leğende duruyordu, boyutunu hayalinize bıraktım.

Ailemizde üzüm gözlü bir piremses var aslında. Benim sokakta bulup ona götürdüğüm, ablamın kedisi... Mayıs başında yazlıkta tatile başlayan, Kasım başında tekrar ablamın evine dönen, artık ailemizin ortak kedisi olmuş "gibi" olan Bastet. Neticede benimle birlikte yaşamadığına göre ben besliyor olarak saymıyorum kendimi.


Eşşek kadar olduğum halde bu zamana kadar kendi evimde yaşamışlığım yok. O gün geldiğinde balık, kuş, kaplumbağa ve buna benzer sıkıştıramayacağım hayvanları beslemeyeceğim net.

Altıncı günün sorusu olan Evcil hayvan olarak ne beslemek isterdiniz?'i "mümkün olsa ne beslerdin" gibi kabul ediyorum ben.
Net olarak orangutan! :)
Ocak ayında şu videoyu izlediğimde karar verdim sanırım. Bir takım mesajlarla darlayarak Fermina'yı da ikna etmeye çalıştım. Biraz düşünecek. :P

Gelelim bu isteğimin nedenlerine;

Bir kere kedigili benim gibi seviyor...



Akıllı...

pinterest'ten

Duygulu...

pinterest'ten

İnsandan daha insan...

pinterest'ten

Beslenir demi? Bence kesinlikle beslenir. Hı? 
Siz bunu bir düşünedurun ben kitap fuarına kadar gidip geliyorum. :)


16 Nisan 2016 Cumartesi

Ortalama Bir Boyum Var Türlü Türlü Huyum Var ~ 2 / Çelınc Gün 5

Koleksiyonunu yaptığınız herhangi bir şey var mı? diyor meydan okumamızın beşinci günü.

Biraz hile hurda karıştırmamda sakınca yoktur diye düşünerek daha önce (2014 o.O) başladığım bir serinin (sadece bir yazı var) devamını getireceğim. Kim bilir belki meydan okuma bittikten sonra seriye devam da yazarım (inanmadan söyledi). :) 



Arkadaşlarla gidilen barlardan - arkadaşların bensiz gittikleri barlardan toplananlar, para verilerek alınanlar, hediye gelenler... ufak çaplı bir bardak altlığı koleksiyonum var. Çoğunun arkasında alınan günle ilgili tarih ve kişi isimleri yazıyor. Her iki yüzünde birden yazanları buraya koyamadım. Bir de aynısından alınanlar var, onları da aradan çıkardım.

Sinema ve tiyatro biletlerini saklamak için bulduğum ufak çaplı çözüm diğer yazıda var. Bunlar için henüz bir çözüm bulamadım. Çekmecelerimin birinde benimle birlikte mezara gidecekleri günü bekliyorlar. :P

Şöyle bir bakacak olursak; dergi, kitap ayracı, kalem, çakmak (hayır sigara kullanmıyorum), pul (uu beybi!), para, kum, kalp taş(!) ve daha nicesini biriktiriyorum. (çakı çakmak ustura tarak diye gezinen vapur satıcısı gibiyim yeminle :)))  ) Meydan okuma sağolsun, anladım ki çöp ev olma konusunda yalnız değilim. Bir miktar içim rahatladı. :) Bir de geçen ***spoiler*** Big Bang Theory'de Sheldon'ın "atamayıcı" olduğunu öğrendiğimden beri biraz umutluyum. Gerçi adamımız çöp ev yerine çöp depo yapıp içini mükemmel bir düzen içinde yerleştirmiş tabii ki ama olsun. Umudumu benden çalmayınız! Benim de bu çöplerin arasında kafamın az da olsa çalışacağına inandım, artık çok geç... :P

Yarın Evcil hayvan olarak ne beslemek isterdiniz?'de görüşürüz. 
Şimdi party hard! zamanı!!! (gidip çiğdem yiyecek...)
:)

Çiğdem ~ Çelınc Gün 4

Yorucu geçen bir hafta, sinir bozucu geçen bir iş günü ve yeter miktarda uç uca ekleme yeteği neticesinde cuma akşamı eve gelip bir şeyler atıştırdıktan sonra biraz uyumalıyım diyerek yapılan final... Bırak bir kiloyu bir kase bile yenilemeyen çiğdem!


Dünkü ruh halimle gelip buraya yazsaydım sadece "tek ve dımdızlak yaşarım uleeen"den ibaret olacaktı Kim veya ne olmadan yaşayamazsınız? Neden? sorusunun cevabı.

Bugün de çok farklı değil gerçi. Küçük kısa tarihlerimiz bunu öğretmedi mi zaten? Maddesel kayıplar, götünü dönüp gidenler, götümüzü dönüp gittiklerimiz, belirli sebeplerden uzak kaldıklarımız... Bir şekilde yaşıyoruz. Öğreniyoruz. Bir zamandır kafamda, alışıyor muyuz yoksa bu eksiklere katlanıyor muyuz, boyun mu eğiyoruz mecburen sorusu var? Cevabı ne olursa olsun nefes alıp vermeye devam ediyoruz. Buna yaşamak deniyor mu, orası ayrı soru.

Gerçek olmayan paralel evrenimde huzur veren birkaç aile bireyi ve dost kıçımın dibinden, alo deyince ulaşabileceğim imkanlardan daha uzak olmasınlar istiyorum mesela. Ne olmadan sorusunun cevabı ise "sarılmak". Tabii bunlar hep paralel evrende!

Ben gidip biraz Bastet'in göbeğini sıkmak suretiyle kendimi tırmalatayım. Bak mesela bu olmadan da yaşayamam. Kendime getiriyor şerefsiz!

:)




(akşama doğru da beşinci soruyla dönüyorum. koleksiyon bizim işimiz! :P )


14 Nisan 2016 Perşembe

Açma Halkası ~ Çelınc Gün 3

Düne göre daha makul bir saatte karşınızdayım. Bugün de anneanne ziyareti vardı. Bakalım Saçaklı'yı yarın hangi sebep erken yazmaktan alıkoyacaktı...

"Cüzdanınızda neler olduğunu bizimle paylaşın" yazıyordu listemizin üçüncü maddesinde. Biz onu yine genişlettik; cüzdan olur, çanta olur, hepsi birden olur, hiçbiri olur diye sepserbest bıraktık. 

İlk önce üzerine posca kalemlerle bir şeyler çizdiğim ve dahi çizdirdiğim cüzdanıma bakalım;



Her cüzdanda bulunan kimlik, ehliyet, bir takım tükkan kartlarını ve kartvizitleri olayın dışında tuttum.
> yeşil ip geçen yazdan kalma bir yamaçparaşütü hatırası. 2007'de yaptığımda da istemiştim pembesinden vermişlerdi, o gün bugündür bileğimde duruyor. Bunun kaderi cüzdan oldu nedense...
> istanbul ve ankara'da uçaktan inip otobüse binmişim zamanların ikisinde...
> tanıtım kartımsı...
> Fermina Hanım sayesinde bir EGO... :)
> 2 öyro, normal şartlar altında uğur getirmesi gerekiyor... o.O
> çekilişe katılınmış bir açma halkası... (ne zaman kazanıyorum acaba! :P )
> kendisi küçücük ama önemi Shrek kadar, ucu kalpli bir nazar boncuğu...
> ve tabii ki kalp taş! :))

Mevcut cüzdanım üstteki siyah olan ancak bugünlerde uygun bir kartvizitlik bulup ablamın yaptırdığı Bastet ve ben cüzdan ve bozuk para keseciğine geçme planlarındayım. ^-^

Gelelim çantaya;



Bunu da daha tumblr kızı gibi çekebilirdim lakin daha sunum bakıcam allah sizi inandırsın. Eskiden bende bi vakit vardı pehpehpeh... :)

Siyah çantamın bütün fermuarları koptu, altında ufak delikler var ve bazı kısımları soyuldu. Bir ara kendisini Çeşmealtı'na bile gönderdim, lazım olursa orada ve daha az kullanmak üzere.
Sonra geri gelmesi gerekti... Çünkü...
Öyle işte...
> bisikletli şalım... <3
> bugün öğlen yemeğinden sonra yürüyüşe çıkıp kendimi kitapçıda bulmamla aldığım Penguen ve Bavul dergileri...
> kaktüslü makyaj çantam... çünkü işe gidene kadar gözümü açmakta zorlanıyorum :)
> bir adet anektar, bir adet kentkart, bir mendil, üç kalem...
> astigmat sahibiyim... 0.5 de olsa belli bir saatten sonra bulanık görmeye başlayınca bazen kullanıyorum. Özellikle sinema ve tiyatroda.
> kitap çantam... zira sayfalar kıvrılıyor.
> bugün anneanne ziyaretine giderken oynanmış süper loto... kusura bakmayın, yarın çelınc bitebilir! :))
> şarj aleti... 

Bugünü de atlattık! 
Yarınki soru bana biraz kazık geldi. Kim veya ne olmadan yaşayamazsınız? Neden? 
Uyku öncesi düşünmeli...