Gençliğinde evde kedi beslemiş bir annem, köyde hayvanların arasında büyümüş bir babam var. Bizim evde hayvan beslenmiyor, skandal! Haklarını yemeyeyim ben küçük, ablam yine büyükken ( :)) ) tavşan beslemiştik. Bir de beslemeye çalıştığımız birkaç balık ve bir adet de kaplumbağa var geçmişimizde. Kaplumbağa şimdikiler gibi küçük sanılmasın lütfen, leğende duruyordu, boyutunu hayalinize bıraktım.
Ailemizde üzüm gözlü bir piremses var aslında. Benim sokakta bulup ona götürdüğüm, ablamın kedisi... Mayıs başında yazlıkta tatile başlayan, Kasım başında tekrar ablamın evine dönen, artık ailemizin ortak kedisi olmuş "gibi" olan Bastet. Neticede benimle birlikte yaşamadığına göre ben besliyor olarak saymıyorum kendimi.
Eşşek kadar olduğum halde bu zamana kadar kendi evimde yaşamışlığım yok. O gün geldiğinde balık, kuş, kaplumbağa ve buna benzer sıkıştıramayacağım hayvanları beslemeyeceğim net.
Altıncı günün sorusu olan Evcil hayvan olarak ne beslemek isterdiniz?'i "mümkün olsa ne beslerdin" gibi kabul ediyorum ben.
Net olarak orangutan! :)
Ocak ayında şu videoyu izlediğimde karar verdim sanırım. Bir takım mesajlarla darlayarak Fermina'yı da ikna etmeye çalıştım. Biraz düşünecek. :P
Gelelim bu isteğimin nedenlerine;
Bir kere kedigili benim gibi seviyor...
Akıllı...
pinterest'ten
Duygulu...
pinterest'ten
İnsandan daha insan...
pinterest'ten
Beslenir demi? Bence kesinlikle beslenir. Hı?
Siz bunu bir düşünedurun ben kitap fuarına kadar gidip geliyorum. :)







